YARGITAY
12. Hukuk Dairesi
Esas No: 2022/12667
Karar No: 2023/4844
Karar Tarihi: 11-09-2023
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki memur muamelesini şikayetten dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece
Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın şikayetçi-alacaklı vekili tarafından istinaf edilmesi, karşı taraf-borçlu vekili tarafından katılma yoluyla istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince şikayetçi-alacaklı vekilinin istinaf başvurunun esastan kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davacının şikayetinin kabulüne, davacının ödeme emri düzenlenmesi ve tebliğe çıkartılması talebinin reddine dair 06.01.2022 tarihli müdürlük kararının kaldırılmasına, davacı alacaklının 05.01.2022 tarihli talebi doğrultusunda icra dairesince ödeme emri düzenleme davalı borçluya gönderilmesine, davalının katılma yoluyla yapmış olduğu istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı karşı taraf-borçlu vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Şikayetçi-alacaklı vekili dava dilekçesinde; borçlunun kiralanan taşınmaza ilişkin vermiş olduğu tahliye taahhüdüne uymaması ve taşınmazı tahliye etmemesi üzerine Gaziosmanpaşa 6. İcra Müdürlüğü 2022/357 E. Sayılı dosyası ile kiralanan gayrimenkullerin ilamsız tahliyesine yönelik icra takibi başlatıldığını, icra/ödeme emrinin tebliğe çıkartılması talebinin İcra Müdürlüğünce 06.01.2022 tarihli kararı ile icra müdürlüğünün resen inceleyemeyeceği husus hakkında borçlu yerine geçerek değerlendirmede bulunmak suretiyle yasaya aykırı olarak reddedildiğini belirterek tahliye emrinin tebliğe çıkartılması taleplerinin reddine yönelik İcra Müdürlüğü kararının kaldırılmasını ve tahliye emrinin borçluya tebliğ edilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Karşı taraf-borçlu vekili cevap dilekçesinde; takibe konu tahliye taahhütnamesinin incelenmesinde taşınmazın \”2021\” tarihinde tahliye edileceğinin belirtildiğini, tahliye taahhüdündeki tahliye tarihinin Türk Borçlar Kanunu’nun 352/1. maddesi uyarınca belli bir tarih olması gerekirken bu şarta uyulmadığını belirterek şikayetin reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda; taraflar arasında 28.09.2011 tarihli kira sözleşmesi bulunduğu, davalı tarafından sözleşmedeki imzanın inkar edilmediği, davacı tarafında tahliye taahhütnamesi imzalandığı, tahliye tarihi olarak 2021 yılı yazıldığı, söz konusu taahhüdün kira ilişkisi devam ederken verilen tahliye taahhüdü olduğu ancak taahüdün belli bir tarihi içermediğinin görüldüğü, tahliye taahhüdünde, tahliye tarihi belli (açık) bir şekilde yer almadığından Türk Borçlar Kanunu’nun 352. maddesinin aradığı anlamda bir tahliye taahhüdünün varlığından bahsedilemeyeceği, bu nedenle icra müdürlüğünce tahliye emri gönderilmesi talebinin reddi yönündeki kararda herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı süresi içinde şikayetçi-alacaklı vekili tarafından istinaf edilmiş, karşı taraf-borçlu vekili tarafından katılma yoluyla istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1-Şİkayetçi-alacaklı vekili istinaf dilekçesinde özetle; borçluya Gaziosmanpaşa 1. Noterliğinin 02.04.2021 tarih 05602 yevmiye numaralı ihtarname ile taahhüt gereğince 31.12.2021 tarihinde kiralananı tahliye etmesi gerektiğinin de ihtar edildiğini, borçlunun anılan ihtara karşılık itiraz içeren herhangi bir irade beyanında bulunmadığını, icra müdürlüğünün resen inceleyemeyeceği hususlar hakkında inceleme yaptığını ve taleplerini usule aykırı olarak reddettiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, şikayetin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
2-Karşı taraf-borçlu vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafın tahliye taahhütnamesine ilişkin olarak icra takibi başlattığını, davacının talebinin reddedilmesine rağmen yerel mahkemece şikayetin niteliği gereği vekalet ücreti takdirine yer olmadığını belirttiğini beyan ederek, müvekkili lehine vekalet ücreti takdir edilerek kararın düzeltilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İİK’nın 58. maddesi uyarınca takip talebi düzenlenerek takip yapılmasının talep edilmesi halinde, icra müdürlüğünce aynı Kanun’un 60. maddesi uyarınca işlem yapılarak ödeme emri düzenlenmesi ve bir nüshasının borçluya gönderilmesi zorunlu olup, bu konuda icra müdürünün takdir yetkisi yoktur. Alacaklının takip hakkına ve takibin türüne yönelik itirazların, ödeme emri tebliği üzerine borçlunun yasal sürede icra dairesine bildirmesi koşuluyla, itirazın kaldırılması ya da itirazın iptali aşamalarında icra mahkemesince ya da genel mahkemece tartışılacağı muhakkak olup, o halde, mahkemece şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde hüküm tesisinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle şikayetçi-alacaklı vekilinin istinaf başvurunun esastan kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davacının şikayetinin kabulüne, davacının ödeme emri düzenlenmesi ve tebliğe çıkartılması talebinin reddine dair 06.01.2022 tarihli müdürlük kararının kaldırılmasına, davacı-alacaklının 05.01.2022 tarihli talebi doğrultusunda icra dairesince ödeme emri düzenleme davalı-borçluya gönderilmesine, davalının katılma yoluyla yapmış olduğu istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde karşı taraf-borçlu vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Karşı taraf-borçlu vekili temyiz dilekçesinde özetle; cevap ve istinaf dilekçesini tekrarla, İcra Müdürlüğünün, gelen evrakın taleple uyumlu olup olmadığını incelemek ve talebe uygun icra emri düzenlemek ile yetkilendirildiğini, kaldı ki dava açılmasına sebebiyet verilmediğinden müvekkili aleyhine masraf ve vekalet ücreti takdirinin de hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tahliye emrinin tebliğine ilişkin talebin reddine dair memur muamelesini şikayete ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, İİK’nın 58. ve 60. maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup karşı taraf-borçlu vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 269,85 TL temyiz harcından evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.