Kiracının Kiralanan Taşınmazı Sözleşmeye Aykırı Olarak Alt Kiraya Vermesi Güveni Kötüye Kullanma Suçunu Oluşturur

YARGITAY
15. Ceza Dairesi
Esas No: 2013/6694
Karar No: 2014/21855
Karar Tarihi: 23-12-2014

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;

Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.

Somut olayda; sanığın Yapı Kredi Finansal Kiralama AŞ.den fabrika niteliğinde gayrimenkul kiraladığı, bu gayrimenkul ile ilgili kira bedelini ödememesi, nedeni ile tarafında ihtarname çıkarıldığı, ihtarnameye rağmen sanığın fabrikanın teslimini sağlamadığı gibi fabrikayı Hürriyet Tekstil şirketine alt kiraya vererek devir olgusunu inkar etmek suretiyle üzerine atılı hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçunu işlediği oluş ve dosya kapsamından anlaşılmakla, mahkemenin sübutu kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;

1- Sanığın hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin sübut ve kabulüne rağmen kararda 5237 sayılı TCK 155/2. maddesinin yerine maddi hata yapılarak 152/2. maddesi denilmesi,

2- Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanıklara fazla ceza tayini,

3- 5237 sayılı TCK’nın 53/4. maddesi gereğince, kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı aynı Kanunun 53/1 maddesi maddesinde gösterilen hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı yasanın 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasının ilk fıkrasında “152/2.” maddesi ibaresinin çıkarılarak “155/2” ibaresinin eklenmesi, adli para cezasının uygulanmasına ilişkin olarak sırasıyla ”120gün”, ”100gün” ve ”2000TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla ” 5 gün ”, ” 4 gün ”, ”80 TL ” adli para cezası ibaresinin eklenmesi ve hüküm fıkrasından ”TCK 53.madde gereğince sanık hakkında güvenlik tedbirlerine hükmedilmesine” ilişkin kısmın çıkartılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 23/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Danışma Formu

Danışmanlık hizmeti almak ister misiniz? Meriç Hukuk ve Danışmanlık Bürosu uzman avukatları olarak tüm alanlarda müvekkillerine etkin hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunmaktadır.




    Randevu Tarihi: