Şirketin İhtiyacı Nedeniyle Gerçek Kişi İhtiyaç Nedeniyle Tahliye İsteminde Bulunamaz

YARGITAY
3. Hukuk Dairesi
Esas No: 2017/4717
Karar No: 2017/13324
Karar Tarihi: 04-10-2017

MAHKEMESİ: SULH HUKUK MAHKEMESİ

Davacı; davalı şirket ile….. adresindeki taşınmazın kiralanması için 01/07/2011 tarihinde 3 yıllık kira sözleşmesi imzalandığını ve ortağı olduğu …..müessesinin ticari alanını genişletmek ve bu doğrultuda ikinci şube açmak için kiralananı işletmek istediğini, mevcut ihtiyacın gerçek ve samimi olduğunu belirterek işyeri ihtiyacı nedeniyle davalının kiralanandan tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ise; açılan davanın iyiniyetli olmadığını ve belirtilen ihtiyacın da samimi ve zorunlu olmadığını, …. şirketinin ticari faaliyetini geliştirmek amaçlı açılan bu davanın dinlenemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece; davacının ortağı olduğu şirketin ticari faaliyet alanını genişleterek başka şube açma niyetinin sabit ve samimi olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacının ortağı olduğu …..müessesinin ticari alanını genişletmek ve bu doğrultuda ikinci şube açmak için kiralananın tahliyesini istediğini bildirmesi karşısında, taşınmazın davacıya ait şirket ihtiyacı nedeniyle tahliyesinin istendiği anlaşılmaktadır. Nitekim bu husus mahkemenin de kabulündedir. TBK. 350/1.maddesi kiralananı iktisap eden kimsenin, kendisi, eşi, alt soyu, üst soyu veya Kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler için konut ya da işyeri gereksinimi sebebiyle tahliye isteyebileceği hükmünü içermektedir. Kanun hükmüne ve Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre şirketin ihtiyacı nedeniyle gerçek kişi ihtiyaç nedeniyle tahliye isteminde bulunamaz. Davacı gerçek kişi, ortağı olduğu ….. müessesinin ihtiyacına dayanarak tahliye talep ettiğine göre mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın kabulüne ve davalının kiralanandan tahliyesine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince davalı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK’nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK’nun 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 04.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Danışma Formu

Danışmanlık hizmeti almak ister misiniz? Meriç Hukuk ve Danışmanlık Bürosu uzman avukatları olarak tüm alanlarda müvekkillerine etkin hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunmaktadır.




    Randevu Tarihi: