YARGITAY
3. Hukuk Dairesi
Esas No: 2017/4182
Karar No: 2019/679
Karar Tarihi: 05-02-2019
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı, kira alacağının tahsili için davalı hakkında takip başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, % 20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davalının … 14. İcra Dairesi 2015/150 esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 23.659,00 Euro asıl alacak ve 18,40 Euro işlemiş faiz yönünden iptaline, takibin 23.659,00 Euro asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanunu’nun 4/A maddesi ve Borçlar Kanunu’nun 120/2 maddesi uyarınca Kamu Bankalarınca Euro üzerinden açılan 1 yıla kadar vadeli döviz tevdiat hesaplarına uygulanacağı bildirilen azami faiz oranının %100 fazlası oranında (karar tarihi itibariyle %14) faiz yürütülerek devamına, asıl alacak 23.659,00 Euro’nun %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında 30/09/2004 tarihli kira sözleşmesi konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmesinde, “Kiracının kira bedelini ve KDV’ni ödemede gecikmesi halinde; kiracı, ödemede geciktiği günler için, günlük kıstelyevm hesabıyla ödemediği tutarların EURO cinsinden aylık %5’i oranında temerrüt faizi ödemeyi kabul ve taahhüt eder.” düzenlemesi yer almaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 8/1 maddesinde “ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenebilir” düzenlemesi yer almaktadır. Olayımızda davanın her iki tarafı da tacir olup, davanın sebebini oluşturan taşınmazda da davalının ticari faaliyetinde kullanmak üzere kiralanmıştır. Taraflar tacir olduğuna göre sözleşme ile faiz oranı serbestçe kararlaştırılabilir. Bu nedenle tarafların tacir oluşu dikkate alınarak, faizin hesabında TBK.nun 88 ve 120. maddesindeki sınırlamalarının etkili olmayacağı gözetilerek sözleşmedeki belirlenen orana göre faizin hesaplanması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK’nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05/02/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.